| Türkiye'nin En Kaliteli Gençlik Forumu'na Hoşgeldiniz ...! |
|
Forumumuzdan Tamamen Faydalanabilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.. Üye Olmak İçin ..TIKLAYINIZ Kapatmak için Tıklayınız.! |
| DiNi BöLüM Dini Konular Hakkında Herşey Ve Daha Fazlası |
![]() |
|
|
#1 |
|
Oku ey davetçi
Yaratan Rabbinin adıyla oku. O, insanı bir alaka’dan (pıhtılaşmış kandan) yarattı. Oku, çünkü Rabbin en büyük kerem sahibidir. Ki O, kalemle (yazmayı) öğretendir. İnsana bilmediğini O öğretti.” (İkra: 1-5) Oku ey davetçi! Ümmi bir Peygambere Hira Mağarası’nda oku diye nida edilişinin sırrını oku. Oku yaratan Rabbinin adıyla oku. Kainatın sırrını, hayatın hakikatını oku. Kainatın üzerine kurulduğu düzeni ve bulunduğu ekseni hiç şaşırmayışını oku. Allahın her şeyi bildiğini, yerde ve gökte meydana gelen her şeyin O’nun ilmiyle kuşatıldığını oku. Oku ey davetçi! Alemlerin Rabbi olan Allah, karanlık gecede, kara taşın üzerine, siyah karıncanın kımıldamasından haberdardır. Hava boşluğunda yer alan zerrenin hareketini, sırları ve en gizli olanları bilir. Kalplerin, beyinlerin ve gönüllerin her türlü eğilimlerini, hareketlerini ve gizliliklerini kadîm ve ezelî ilmiyle bilir. "Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki o, sînelerin özünü bilir. Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır" (Mülk: 13-14) Ey davetçi! Rabbin yeryüzünde meydana gelen bunca kötülüğü ve arsızlığı da bilir. Ama bir süreye kadar insanlara mühlet veriyor. İnsanlara ve toplumlara tayin edilen zaman belli ve herkes eceline doğru hızla koşuyor. O tayin edilen gün geldiğinde ise çok çetin olacak. Çünkü o gün onun izni olmadan hiçbir kimse kimseye şefaat edemeyecek. Hiçbir kimseden rüşvet kabul edilmeyecek, bir daha geri dönüş olmayacak ve bir daha ölüm de olmayacaktır. Ama toplumlar bu hakikatten gafil kalmışlar ve Allah’a isyan ederek küfür ve tuğyana düşmüşler. Toplumların içine düştükleri fitne, fesat, şirk ve tuğyana karşı Allah her kavme peygamberler göndermiştir. Son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’dir. Ondan sonra peygamber gelmeyecektir. Ama ondan sonra Onun izinde yürüyen nice âlimler, arifler ve hak yolunun davetçileri gelmiştir. Hepsi kendi dönemlerinde insanları uyarmışlar ve bayrağı kendilerinden sonra gelen nesle emanet bırakmışlardır. Ey davetçi! Bu gün bayrağı taşıma görevi sendedir. Bu bayrağı taşımaya layık ol. Hakkını ver. Rabbinin huzuruna ak bir yüzle çıkmaya çalış. Dünyanın geçici **** ve ziynetine kapılıp ta görevini unutma. Nasıl olsa başkası bu görevi yapar deyip de kendi kendini avutma. Çünkü herkes kendine çalışır. Başkasının kazandığı senin cebine girmez. Acaba ey davetçi! Şöyle bir caddenin başında durup da bir çevreye baktığında geçen insanlara rahatlıkla bakabildin mi? Ya da bir okulun köşesinde durup okuyan çocuklar nasıl bir eğitim görüyorlar diye merak ettin mi? Okulda okuyan çoğu yeni akıl baliğ olmuş olan kız ve erkek çocuklarının birbirlerine karşı olan ve hiçbir şekilde İslam’a uymayan o tavırlarını izledin mi? Hakikaten bugün toplumun içinde bulunduğu hal içler acısıdır. Bu konuda gerekli duyarlılığı göstermeyişimiz bir eksiklik değil mi? Hâlbuki peygamber ( s.a.v.) “Sizden biriniz bir kötülükle karşılaştığında onu eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin ve eğer buna da gücü yetmezse kalbi ile buğz etsin buda imanın en zayıf noktasıdır”(Müslim; Muvatta) buyuruyor. İnsanın rahatsızlık duyması ve buğz etmesi için bu kötülüklerin farkında olması gerekir. Hasta olduğunu kabul etmeyen bir hasta nasıl derman arasın ki? Bu yüzden ey davetçi! Nebilerin ve İslam davetçilerinin yılmadan İslam’a yaptıkları daveti ve bu yolda çektikleri eziyeti oku. Davet için hiç kimseden bir ücret talebinde bulunmayışlarını ve “benim ecrim ancak Allah’a aittir”(Hud: 29) diye nida edişlerini oku. Sen de ecrini Allah’tan bilerek çalış ve davet et. Bunun için hiç kimsenin seni takdir etmesini bekleme. Hiç kimseye de minnet etme. Asıl hidayete erdirdiği için yüce Rabbinin senin üzerinde minneti vardır. Çünkü mükafatın en büyüğü Rabbinin katındadır. O her zaman seni görüp gözetlemektedir. Onun yanında bir çekirdeğin arkasındaki oyuk kadar bile haksızlık yapılmaz. Seninle beraber davet hizmetini yapan diğer kardeşlerinin yaptıkları hata ve yanlışlıklar seni yıldırmasın. Çünkü onlar da Rablerine hesap verecekler. İnsanlar hata yapabilir; ama önemli olan hatada ısrar etmemektir. Biliyorsun ki ey davetçi! Her Peygamber bir meslekle uğraşırdı. Hz. İdris terzi, Hz. Davut demirci Hz. Zekeriya marangoz ve hakeza diğer tüm peygamberler bir iş sahibi olup kimseye yük olmazlardı. Sende iktisadi olarak bağımsız ol ki kimseye bağımlı olmayasın. İnsanlar maddiyata çok düşkündürler. Maddiyatlarına dokunma ki sevilesin. Bu yüzden bir meslek edin ve çalış. Ama sakın senin işin davetine mani olmasın. İşin amaç değil araç olsun. Her mekan ve zamanı davetin için fırsat bil. Ortamları hayra çevirmesini öğren. Mescidi, ev ortamını, iş ortamını, okul ortamını, çarşıyı, pazarı ve kırı fırsat bil. Boş ve malayani işlerle uğraşma. Kendini her soruya cevap vermek zorunda hissetme. Ey davetçi! Yoluna çıkan engel ve sıkıntılara sakın aldırış etme. Çünkü küfrün ateşi her yeri yakıp kavuruyor. O ateşi söndürmeye giderken kafir ve münafıklar önüne bir sürü engeller çıkaracaklardır. Sen onlara aldırış etme. Rabia b. Ubbad şöyle anlatıyor: “Rasulullah’ı cahiliye döneminde Zül-mecaz Panayırında gördüm. Şöyle bağırıyordu: ‘Ey insanlar! Lailaheillallah deyiniz, kurtulunuz!’Halk onun etrafını sarmıştı. Arkasında yüzü parlak, gözleri şaşı, iki tane saç örgüsü bulunan biri vardı. O da şöyle sesleniyordu: ‘Bu kişi dinini değiştirmiştir, yalancıdır!’ Hz. Peygamber nereye giderse, hangi noktaya doğru yönelirse o da oraya doğru gidiyordu. Bunun kim olduğunu sordum. Bana Hz. Peygamberin amcası Ebu Leheb olduğunu söylediler. Ama peygamber ona hiç aldırış etmiyordu. (Müslim; Muvatta) Ama ey davetçi! Bugünkü toplumun içine düştüğü hali görüp de sakın ümitsizliğe kapılma. Çünkü Kuran ve peygamberin sünneti-seniyesi apaçık durmaktadır. Örnek sahabe neslini tekrar oluşturmak mümkündür. Yeter ki sen ihlâs, azim ve sabırla çalış ve rabbine tevekkül et. İnşallah özlediğin o İslami topluma ulaşırsın. Hadi BİSMİLLAH Allah yar ve yardımcın olsun. Amin. alıntı |
|
|
|
|
| muha59 Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler : |
PuSSaT (12-17-2009)
|
| FoRuMaTeSi REKLAM ALANI |
![]() |
| Bookmarks |
| Tags |
| davetçi, oku |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sen ey davetçi! | muha59 | DiNi BöLüM | 0 | 12-17-2009 04:10 |